Yıllardır Düşük işçi Maaşına Sessiz Kalan Memur Sendikaları Şimdi Konuşuyor

Yıllardır Düşük işçi Maaşına Sessiz Kalan Memur Sendikaları Şimdi Konuşuyor
Yayınlama: 17.01.2026
A+
A-

Kamu işçileri 2018 yılından bu yana yüksek enflasyon, ağır vergi yükü ve artan hayat pahalılığı karşısında reel olarak eriyen maaşlarla çalışırken, bu tabloya uzun süre sessiz kalan memur sendikalarının bugün “ücret adaletsizliği” söylemiyle atağa geçmesi kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurdu.

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın’ın son açıklamaları, özellikle kamu işçilerinin maaşları üzerinden yapılan tartışmalar nedeniyle eleştirilerin odağına yerleşti. Kamu işçilerinin brüt maaşları üzerinden oluşturulan algı, iki ay sonra vergi dilimi ve kesintilerle 8-10 bin TL düşecek net ücret gerçeğini göz ardı ediyor. Yıllardır düşük ücretlerle çalışan kamu işçileri görmezden gelinirken, bugün bu rakamlar üzerinden “kıyamet koparılması” samimiyet tartışmasını da beraberinde getiriyor.

Ali Yalçın, yaptığı açıklamada kamudaki ücret dengesizliğine dikkat çekerek,

“Kamuda çalışanlar arasında ücret makasları oluşmaya başladı. Bu kamuda en büyük huzursuzluk sebebi olarak gittikçe büyüyeceğe benziyor”
ifadelerini kullandı.

Ancak kamu işçileri cephesinden bakıldığında bu huzursuzluğun yeni olmadığı, aksine 2018’den bu yana derinleşerek devam ettiği görülüyor. Kamu işçileri uzun süredir düşük ücret, yüksek gelir vergisi ve kesintiler nedeniyle geçim mücadelesi verirken, bu tabloya memur sendikalarının sessiz kalması bir hayli ilginç.

Yalçın’ın,

“Ya işçileştirip, ya memurlaştırıp oradaki o ücret farklılıklarını da ortadan kaldıracak şekilde bu kısmı toparlamak gerekiyor”
sözleri de tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı. Kamuoyunda bu açıklama, ücret adaletsizliğinin temel nedenlerini tartışmak yerine, işçi-memur ayrımı üzerinden yeni bir gerilim alanı oluşturma riski taşıdığı şeklinde değerlendiriliyor.

Öte yandan Yalçın, gelir vergisinin kamu çalışanları üzerindeki etkisine de değinerek,

“Gelir vergisinden ötürü kamu çalışanlarının maaşlarında önemli kayıplar yaşanıyor, gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeli”
ifadelerini kullandı. Ancak kamu işçileri için bu durum yıllardır yaşanan ve artık kronikleşmiş bir sorun olarak öne çıkıyor. İşçiler daha yılın ilk aylarında üst vergi dilimlerine girerken, net maaşlar hızla eriyor.

Memur-Sen Genel Başkanı’nın,

“Kamu işçilerinin aldığı ücretten en ufak rahatsızlık duymuyoruz”
sözlerine rağmen, kamu işçileri cephesinde asıl rahatsızlık; yıllarca düşük ücretlerle çalışırken bu sorunların gündeme dahi gelmemesi, bugün ise brüt rakamlar üzerinden bir algı oluşturulması olarak ifade ediliyor.

Kamu işçileri için mesele, kimin ne kadar aldığı değil; adil, sürdürülebilir ve vergiyle erimeyen bir ücret sistemi kurulması. Eleştiriler, ücret tartışmalarının gerçek net maaşlar üzerinden ve geçmiş mağduriyetler dikkate alınarak yapılması gerektiğine işaret ediyor. Aksi halde bugün yükselen seslerin, dün suskun kalanları ikna etmesi zor görünüyor. Ek olarak yükselen bu seslere işçi sendikalarının sessiz kalmasına kamu işçileri anlam veremiyor!


kamuiscileri.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Recep Oğur dedi ki:

    Kim ne kadar maaş alırsa alsın bu ücret insanca yaşamak için yeterli değildir.devlet çalışanını dilenci durumuna düşürmemesi lazım..insanlar geçim kaygısını yaşıyor mutlu olamıyor.emeklisi memuru işçisi amiri bu sefalete mahkum edilmemeli.karda kışta taş taşıyanla kaloriferli odada çalışanın ücreti farklı olacak tabikide .. yoksa iş barışı nasıl sağlanacak.

Bildirimleri Etkinleştir Evet Hayır