Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, toplu iş sözleşmesine taraf sendika üyesi olmayan işçilerin dayanışma aidatı ödeyerek sözleşmeden yararlanmaya başlayacağı tarihin, imza tarihine değil talep tarihine göre belirlenmesi gerektiğini kesin biçimde hükme bağladı.
Resmi Gazete’nin 5 Nisan 2026 tarihli ve 33215 sayılı nüshasında yayımlanan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı, milyonlarca kamu ve özel sektör işçisini doğrudan ilgilendiren kritik bir içtihat niteliği taşıyor.
Esas No: 2025/8655, Karar No: 2025/9695 olarak kayıtlara geçen ilamda, dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden (TİS) yararlanmak isteyen sendika üyesi olmayan işçilerin bu hakkın başlangıç tarihine ilişkin yaşanan hukuki tartışmaya son nokta konuldu.
Davanın Arka Planı
Malatya’da Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde sosyolog olarak görev yapan Emrah Koç, 2018 yılında 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kadroya geçmişti. İşverenle Öz Büro İş Sendikası arasında 1 Ocak 2021 – 31 Aralık 2022 dönemini kapsayan 1. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi, 1 Ekim 2021’de imzalandı.
İşçi Koç, sendika üyesi olmadığı hâlde dayanışma aidatı ödeyerek TİS’ten yararlanmak istedi ve 8 Ekim 2021 tarihinde talepte bulundu. Ancak asıl talep, TİS’in yürürlük başlangıcı olan 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren geriye dönük haklardan yararlanmaktı. İşveren kurum bunu reddetti; mahkeme ise Anayasa Mahkemesi’nin 2020/57 sayılı iptal kararını gerekçe göstererek davacının 3 Mart 2021 tarihinden itibaren TİS’ten yararlanabileceğine hükmetti.
Hukuki Çerçeve: Anayasa Mahkemesi Kararı ve 6356 Sayılı Kanun
Davanın hukuki zemini, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39. maddesidir. Bu maddeye göre TİS’ten yararlanmanın temel şartı, taraf işçi sendikasına üye olmaktır. Üye olmayan işçiler ise istisnai yollardan biri olan dayanışma aidatı ödemek suretiyle sözleşmeden faydalanabilir. Ancak kanundaki düzenleme, imza tarihinden önceki taleplerin imza tarihi itibarıyla hüküm doğuracağını öngörüyordu; Anayasa Mahkemesi bu dördüncü cümleyi 30 Aralık 2020 tarihli kararıyla iptal etti.
Yargıtay bu davada şu kritik tespiti yaptı: Davacının dayanışma aidatı ödeyerek yararlanmak için talepte bulunduğu tarih olan 8 Ekim 2021, TİS’in imza tarihi olan 1 Ekim 2021’den sonrasına denk gelmektedir. Bu durumda Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının bu davaya uygulanabilecek bir etkisi yoktur; zira iptal edilen hüküm, imza tarihinden önceki talepleri düzenlemekteydi.
Yargıtay Ne Dedi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İlk Derece Mahkemesi’nin Anayasa Mahkemesi iptal kararını yanlış uyguladığını tespit ederek kararı kanun yararına bozdu. Dairenin gerekçesi netti:
Davacının sendika dayanışma aidatı ödeyerek talepte bulunduğu tarih 8 Ekim 2021 olup bu tarih, TİS’in imza tarihinden sonradır. Dolayısıyla iptal kararının bu davaya etkisi bulunmamakta; davacı ancak talep tarihi olan 8 Ekim 2021’den itibaren TİS’ten yararlanabilecektir. Bu gözetilmeksizin 3 Mart 2021’den itibaren yararlanacağı kabul edilerek hüküm kurulması hatalıdır.
Karar, 9 Aralık 2025 tarihinde oy birliğiyle alındı.
5 Nisan 2026 tarihli ve 33215 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2025/8655 Esas, 2025/9695 Karar sayılı ilamına dayanılarak hazırlanmıştır.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.