Öz Belediye-İş Sendikası, bazı sendikaların yetki davaları üzerinden işçilerin özgür iradesini engellemeye çalıştığını öne sürerek sert bir açıklama yayımladı. Sendika, Şanlıurfa’da görülen yetki davasında mahkemelerin verdiği kararın işçinin tercihinin hukuken de tescillendiğini savundu.
Sendikanın “Mazlumluk Maskesi Düştü: İşçinin İradesine İpotek Koyamayacaksınız” başlıklı açıklamasında, yıllardır “hak, hukuk ve adalet” söylemleriyle hareket ettiğini iddia eden bazı sendikaların, işçinin özgür iradesiyle verdiği sendikal tercihi mahkeme yoluyla engellemeye çalıştığı ileri sürüldü.
Açıklamada, kamuoyunda mazlumların ve emekçilerin yanında olduklarını söyleyen bazı çevrelerin, söz konusu sendikal rekabet olduğunda işçilerin iradesine saygı göstermediği iddia edildi.
Öz Belediye-İş, özellikle Şanlıurfa’da yaşanan yetki sürecini örnek göstererek, işçilerin demokratik tercihlerini mahkemeler aracılığıyla geçersiz kılmaya çalışmanın samimiyetle bağdaşmadığını savundu.
Sendikanın açıklamasında, Belsun A.Ş.’de yürütülen yetki tespit sürecine ilişkin mahkeme kararına da yer verildi.
Açıklamaya göre;
Öz Belediye-İş, bu rakamlarla yasal işletme barajının sağlanamadığını öne sürerek, açılan davaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savundu.
Sendika ayrıca, Şanlıurfa 2. İş Mahkemesi kararının ardından dosyanın istinaf incelemesine taşındığını, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 2026/842 Esas sayılı dosyada istinaf başvurusunu esastan reddettiğini belirtti.
Öz Belediye-İş açıklamasında, sendikal rekabetin mahkeme salonlarında değil, işçinin güvenini kazanarak yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, işçilerin yalnızca aidat ödeyen kişiler olarak görülmesine karşı çıkıldığı belirtilirken, hukuki süreçlerin sendikal çoğunluğu elde edemeyenlerin başvurduğu bir oyalama yöntemi haline getirilmemesi gerektiği savunuldu.
Öz Belediye-İş Sendikası, işçilerin Anayasa ve ilgili mevzuat kapsamında güvence altına alınan sendika seçme özgürlüğünün herkes tarafından kabul edilmesi gerektiğini belirterek, bundan sonraki süreçte de üyelerinin iradesini korumak için hukuki ve sendikal mücadeleyi sürdüreceğini ifade etti.
Açıklamanın sonunda ise şu mesaj verildi:
“İşçinin iradesinin önüne hiçbir baskının, hiçbir hukuki manevranın ve hiçbir sendikal hesaplaşmanın geçmesine izin vermeyeceğiz. Kararı veren işçidir; adalet de bu iradeyi teyit etmiştir.”
Subscribe to get the latest posts sent to your email.