BAM’dan İşçinin Özel Hayatına İlişkin Emsal Karar

BAM’dan İşçinin Özel Hayatına İlişkin Emsal Karar
Yayınlama: 05.09.2026
A+
A-

Bölge Adliye Mahkemesi’nden (BAM), çalışanların özel hayatında yaşanan olayların iş sözleşmesinin feshine gerekçe gösterilmesine ilişkin dikkat çeken bir karar çıktı. Mahkeme, işçinin özel yaşamındaki davranışlarının kural olarak işverenin müdahale alanı dışında olduğunu, iş yeri dışında meydana gelen bir olayın fesih nedeni sayılabilmesi için iş ilişkisine somut ve olumsuz etkisinin ortaya konulması gerektiğine hükmetti.

İş yeri dışında yaşanan darp iddiası sonrası işten çıkarıldı

Dava konusu olayda, mühendis olarak çalışan bir işçinin, aynı iş yerinde çalışan kız arkadaşını iş yeri dışında darp ettiği iddiası üzerine iş sözleşmesi feshedildi.

İşçi, olayın tamamen özel hayat kapsamında gerçekleştiğini, iş yerinde çalışma düzenini bozacak herhangi bir davranışının bulunmadığını ve ceza soruşturması sonuçlanmadan işten çıkarıldığını belirterek işe iade davası açtı.

İşveren ise olay iş yeri dışında gerçekleşmiş olsa bile tarafların aynı iş yerinde çalışmasının iş ilişkisini ve güven ortamını olumsuz etkilediğini savundu.

İlk derece İş Mahkemesi, yaşanan olayın taraflar arasındaki güven ilişkisini zedelediği ve işverenden işçiyle çalışmaya devam etmesinin beklenemeyeceği gerekçesiyle feshi geçerli kabul ederek işe iade talebini reddetti.

BAM: Özel hayattaki olay tek başına yeterli değil

Kararın istinafa taşınması üzerine dosyayı inceleyen BAM 7. Hukuk Dairesi ise ilk derece mahkemesinden farklı bir sonuca ulaştı.

BAM, işçinin özel yaşamına ilişkin fiil ve davranışlarının kural olarak işverenin müdahale alanının dışında kaldığını vurguladı.

Mahkemeye göre iş yeri dışında meydana gelen bir olayın iş sözleşmesinin feshine gerekçe yapılabilmesi için olayın iş yerine somut, belirgin ve olumsuz biçimde yansıdığının ispatlanması gerekiyor.

Bu nedenle yalnızca özel hayatta gerçekleşen bir olayın varlığı, tek başına geçerli fesih nedeni olarak kabul edilemiyor.

“İş yerine etkisi somut olarak ortaya konulmalı”

BAM değerlendirmesinde, darp iddiasının gerçekleştiği kabul edilse dahi bunun otomatik olarak işveren açısından geçerli fesih sebebi oluşturmayacağına dikkat çekti.

Dosyada olayın;

iş yerinde huzursuzluk meydana getirdiğine, çalışma barışını bozduğuna veya işin yürütülmesini olumsuz etkilediğine ilişkin somut delil bulunmadığı belirtildi.

Ayrıca davacı işçi ile olayın diğer tarafının farklı birimlerde görev yaptığı ve fiilen birlikte çalışmadıkları da dikkate alındı.

İşveren daha hafif önlemleri değerlendirmedi

Kararda dikkat çekilen bir başka husus ise “feshin son çare olması” ilkesi oldu.

BAM, işverenin doğrudan iş sözleşmesini sona erdirmek yerine daha hafif ve koruyucu tedbirlerin uygulanıp uygulanamayacağını değerlendirmediğini belirtti.

İşçinin savunmasının disiplin kurulu toplantısı sırasında alınmasının da tek başına yeterli olmadığına hükmedildi. İsnat edilen fiilin işçiye açık şekilde bildirildiği ve işçiye etkili bir savunma imkânı tanındığının dosya kapsamında kanıtlanamadığı ifade edildi.

İşe iadesine karar verildi

BAM sonuç olarak işverenin, özel hayatta gerçekleştiği ileri sürülen olayın iş ilişkisini objektif olarak sürdürülemez hâle getirdiğini somut delillerle ispatlayamadığı sonucuna vardı.

Mahkeme ayrıca savunma hakkının usulüne uygun kullandırılmadığını ve feshin son çare olması ilkesine uygun hareket edilmediğini belirledi.

Bu gerekçelerle ilk derece mahkemesinin davayı reddetmesi hatalı bulunarak işçinin işe iadesine ve işe iadenin yasal sonuçlarının uygulanmasına karar verildi.

Karar çalışanlar açısından neden önemli?

Karar, özellikle çalışanların mesai saatleri ve iş yeri dışında gerçekleşen özel yaşamlarına ilişkin olayların hangi şartlarda işten çıkarma gerekçesi yapılabileceği açısından önem taşıyor.

BAM’ın yaklaşımına göre işveren açısından temel ölçüt, olayın yalnızca gerçekleşmiş olması değil; iş yerine ve iş ilişkisine nasıl yansıdığıdır.

Dolayısıyla özel hayatta meydana gelen bir fiilin feshe dayanak yapılabilmesi için işverenin, olayın çalışma barışını, işin yürütümünü veya iş ilişkisini somut biçimde olumsuz etkilediğini ortaya koyması gerekiyor.

Özetle BAM’ın kararında üç temel kriter öne çıkıyor: Özel hayattaki olayın iş ilişkisine somut etkisinin bulunması, feshin son çare olarak uygulanması ve işçinin savunma hakkının usulüne uygun şekilde kullandırılması.


kamuiscileri.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.