Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Uzaktan Çalışma Yönetmeliği 25 Eylül 2026 tarihinde değişti. Yeni hükümle işçinin haftanın belirli günlerinde işyerinde, belirli günlerinde ise uzaktan çalışabilmesi açıkça düzenlendi. Düzenleme özel sektör kadar 4857 sayılı İş Kanununa tabi kamu işçileri açısından da önem taşıyor. Ancak yeni yönetmelik her kamu işçisine otomatik “evden çalışma hakkı” vermiyor.
25 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Uzaktan Çalışma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik çalışma hayatında hibrit çalışma modeline ilişkin önemli bir düzenleme getirdi.
Yönetmeliğin çalışma sürelerini düzenleyen 9’uncu maddesine eklenen hükümle, iş görme ediminin bir kısmının işyerinde, bir kısmının uzaktan çalışma yöntemiyle yerine getirilmesi kararlaştırılabilecek.
Böyle bir model uygulanırsa işçinin işyerinde çalışacağı günler, uzaktan çalışacağı günler ve çalışma saatleri iş sözleşmesinde belirlenecek.
Hayır.
Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nin kapsam maddesi özel sektör-kamu sektörü şeklinde bir ayrım yapmıyor. Yönetmelik, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesi uyarınca uzaktan çalışanları ve bunların işverenlerini kapsıyor.
Bu nedenle temel kriter işverenin kamu veya özel sektör olması değil, iş ilişkisinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında bulunmasıdır.
Bu yönüyle düzenleme, şartları oluştuğunda kamu kurumlarında 4857 sayılı İş Kanununa tabi çalışan işçiler bakımından da önem taşıyor.
Hukuken kapsam dışında değiller.
Bakanlıklarda, üniversitelerde ve diğer kamu kurumlarında 4857 sayılı İş Kanununa tabi sürekli işçiler bakımından Uzaktan Çalışma Yönetmeliği önem taşıyor.
Ancak burada “kapsama girmek” ile “otomatik olarak uzaktan çalışma hakkına sahip olmak” birbirinden ayrılmalı.
Yeni düzenleme bütün 4/D sürekli işçilere haftanın belirli günlerinde evden çalışma hakkı vermedi.
İşin uzaktan yapılmaya elverişli olması ve uzaktan çalışma ilişkisinin mevzuata uygun şekilde kurulması gerekiyor.
Belediye şirketleri veya belediyelerde çalışan işçiler açısından da belirleyici olan işçinin tabi olduğu çalışma mevzuatıdır.
4857 sayılı İş Kanununa tabi bir işçi açısından, işin niteliği uzaktan çalışmaya uygunsa yönetmelikteki hükümler gündeme gelebilir.
Dolayısıyla belediyede çalışıyor olmak tek başına uzaktan çalışmayı engelleyen veya otomatik olarak sağlayan bir durum değildir.
Üniversitelerde ve üniversite hastanelerinde çalışan 4857 kapsamındaki işçiler açısından da aynı temel kurallar geçerli.
Ancak yapılan işin niteliği burada belirleyici olacak.
Temizlik, güvenlik, hasta bakım, yemek, teknik bakım, taşıma ve benzeri hizmetlerin önemli bölümü fiziksel olarak işyerinde bulunmayı gerektirirken; bazı büro, yazılım, veri işleme ve benzeri görevlerin niteliğine göre uzaktan çalışma değerlendirmesi yapılabilir.
Yönetmelikte kamu kurumları açısından ayrıca önemli bir hüküm bulunuyor.
Kamu kurum ve kuruluşlarınca mevzuatına göre hizmet alımı yoluyla gördürülen işler ile milli güvenlik açısından stratejik öneme sahip birim, proje, tesis veya hizmetlerden hangilerinde uzaktan çalışma yapılamayacağını ilgili kamu kurumu belirleyebiliyor.
Bu nedenle hizmet alımı kapsamında çalışan işçiler açısından da yapılan iş, sözleşme ve ilgili kamu kurumunun belirlediği kurallar birlikte değerlendirilmeli.
Hayır.
Özellikle;
gibi işlerde çalışanın işyerinde bulunması işin doğal gereği olabilir.
Bu nedenle yönetmelik çıkmış olması, bütün kamu işçilerinin uzaktan çalışabileceği anlamına gelmiyor.
Evet.
Mevcut yönetmeliğe göre işçi talebini yazılı olarak işverene iletebilir.
İşveren değerlendirme yaparken işin ve işçinin niteliğinin uzaktan çalışmaya uygun olup olmadığına ve işyerinde belirlenen diğer kriterlere bakar. Sonucun 30 gün içinde bildirilmesi esastır.
Talep kabul edilirse yönetmeliğe uygun sözleşme düzenlenir.
Ancak işçinin talepte bulunabilmesi, işverenin her talebi kabul etmek zorunda olduğu anlamına gelmez.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesinde uzaktan çalışan işçinin, esaslı bir neden bulunmadıkça yalnızca sözleşmesinin uzaktan çalışma niteliği nedeniyle emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamayacağı düzenleniyor.
İşveren ayrıca iş sağlığı ve güvenliği konusunda çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi ve sağlık gözetimini sağlamak ve verdiği ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü.
Toplu iş sözleşmesi, bireysel iş sözleşmesi ve ilgili mevzuattan doğan diğer haklar da ayrıca dikkate alınmak zorunda.
En fazla karıştırılan nokta bu.
25 Eylül 2026’da uzaktan çalışma ilk kez getirilmedi.
Uzaktan çalışma İş Kanunu’nda zaten bulunuyordu ve ayrıntılı Uzaktan Çalışma Yönetmeliği 2021’den beri yürürlükteydi.
Bugünkü değişiklikle esas olarak hibrit çalışma modeli açık şekilde yönetmeliğe eklendi.
Bundan sonra taraflar, işçinin işinin bir bölümünü işyerinde, bir bölümünü uzaktan yerine getirmesini kararlaştırabilecek.
Örneğin işin niteliğine ve yapılan sözleşmeye göre haftanın üç günü kurumda, iki günü uzaktan çalışma gibi bir sistem kurulabilecek. Ancak hangi günlerin nerede geçirileceği ve çalışma saatleri iş sözleşmesinde açıkça belirlenecek.
Yeni düzenleme 4/D sürekli işçiler, belediye işçileri, üniversite işçileri ve diğer 4857 kapsamındaki kamu işçileri açısından önemli bir hukuki düzenleme.
Ancak üç noktanın altını çizmek gerekiyor:
Bir: Her kamu işçisine otomatik uzaktan çalışma hakkı verilmedi.
İki: Yapılan işin uzaktan çalışmaya uygun olması gerekiyor.
Üç: Hibrit çalışma uygulanacaksa işyerinde ve uzaktan çalışılacak günler ile çalışma saatleri iş sözleşmesinde belirlenecek.
Dolayısıyla 25 Eylül düzenlemesi “kamu işçileri evden çalışacak” şeklinde yorumlanmamalı. Düzenleme, 4857 kapsamındaki işçiler bakımından işyeri ve uzaktan çalışmanın birlikte uygulanabileceği hibrit modelin hukuki çerçevesini açık hale getiriyor.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Yeni haberlerden anında haberdar olmak için bildirimlere izin verin.