Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Memur-Sen, temmuz enflasyonunun ardından kamudaki ücret farklılıklarının personel reformu ve adil toplu pazarlık sistemiyle giderilmesini istedi.
Temmuz enflasyonunun açıklanmasıyla kamudaki ücret dengesi yeniden tartışmaya açıldı. Memur-Sen, kamu görevlileri için belirlenen ikinci yarı artışının enflasyon karşısında aşınacağını savunurken Hakem Kurulu ve ekonomi yönetimini eleştirdi; kalıcı çözüm için kamu personel reformu istedi.
TÜİK verilerine göre Temmuz 2026’da tüketici fiyatları aylık yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75 arttı. Memur-Sen, açıklanan rakamların ardından kamu çalışanlarının alım gücü ve kamudaki ücret farklılıkları hakkında değerlendirmede bulundu.
Hakem Kurulu kararıyla 2026 yılının ikinci yarısı için kamu görevlilerine yüzde 7 toplu sözleşme artışı öngörüldü. İlk altı aylık enflasyon farkı da hesaba katıldığında memur ve memur emeklilerinin Temmuz dönemindeki toplam maaş artışı yüzde 13,52 oldu.
Memur-Sen’in “yüzde 7 eriyecek” değerlendirmesi, Temmuzdaki toplam artışın yüzde 7 olduğu anlamına gelmiyor. Eleştiri, ikinci yarı için belirlenen toplu sözleşme payının takip eden aylardaki fiyat artışları karşısında yetersiz kalabileceği yönünde.
Konfederasyon, kamu kurumlarında farklı statü, unvan ve sorumluluk düzeyleri arasında oluşan ücret farklarının çalışma barışını etkilediğini belirtti. Toplu sözleşme görüşmelerinde bu riskin gündeme getirildiğini açıklayan Memur-Sen, sorumluluğun Hakem Kurulu ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yönetiminde olduğunu savundu.
Kamudaki ücret dengesi tartışması yalnız memurları değil, aynı işyerinde farklı mevzuata tabi çalışan kamu işçilerini de yakından ilgilendiriyor. Statüler arası karşılaştırmalar yapılırken aylık ücret, tediye, ikramiye, fazla mesai ve sosyal yardımların birbirine karıştırılmaması gerekiyor.
Memur, sözleşmeli personel ve kamu işçisi farklı ücret sistemlerine tabi olsa da enflasyon, vergi yükü ve temel yaşam giderlerindeki artış bütün çalışanların ortak sorunu. Bir statünün kazanılmış haklarının diğer statünün ücret talebine gerekçe gösterilmesi, kamuda gerçek ücret adaletinin kurulmasına katkı sağlamıyor.
Kalıcı çözümün; çalışan gruplarını karşı karşıya getirmeden görev, sorumluluk, kıdem ve çalışma koşullarını nesnel ölçütlerle değerlendiren bütüncül bir ücret sistemiyle üretilmesi gerekiyor.
Memur-Sen; sosyal güvenlik, emekli aylıkları, vergi adaleti, mali ve özlük hakları ile görev aylığı-emekli aylığı ilişkisinin yeniden düzenlenmesini istedi. Toplu sözleşme kapsamı dışında kalan sorunların da kamu işvereni ve sendikaların katılımıyla ele alınması gerektiğini bildirdi.
Konfederasyon, kamu görevlileri sendikacılığını düzenleyen 4688 sayılı Kanun’daki değişikliklerin geciktirilmemesi çağrısında bulundu. Hazırlanan düzenleme taslağının sosyal taraflarla paylaşılması ve toplu pazarlık mekanizmasının daha etkili hâle getirilmesi talep edildi.
Temmuz enflasyonu sonrasında yapılan açıklama, kamu çalışanlarının ücretlerinin dönemsel artışlardan öte kalıcı ve öngörülebilir bir sistemle korunması tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.