ASHB İşçisi Öz Sağlık-İş’e Bir Kez Daha Yetki Veriyor: Bu Kez Beklenti Sadece Söz Değil, Çözüm

ASHB İşçisi Öz Sağlık-İş’e Bir Kez Daha Yetki Veriyor: Bu Kez Beklenti Sadece Söz Değil, Çözüm
Yayınlama: 05.08.2026
A+
A-

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde çalışan işçileri kapsayacak 2027-2028 dönemi toplu iş sözleşmesi öncesinde yetki yarışı şekillenmeye başladı.

Öz Sağlık-İş Sendikası tarafından teşkilat yöneticilerine ve üyelere gönderildiği anlaşılan mesajda, yeni dönem toplu iş sözleşmesi için gerekli çoğunluğun bir kez daha sağlandığı ve sendikanın toplu iş sözleşmesi masasına oturmaya hak kazandığı gayriresmî olarak ilan edildi.

Mesajda, elde edilen çoğunluk “inanç, birlik, beraberlik ve sahada verilen emeğin başarısı” olarak değerlendirilirken; sendika üyelerine teşekkür edildi ve Öz Sağlık-İş’in yeniden yetkili sendika olduğu vurgulandı.

Ancak ortaya çıkan tablo, yalnızca bir sendikanın rakiplerine karşı elde ettiği sayısal üstünlük olarak değerlendirilmemelidir. Bu yetki, aynı zamanda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işçilerinin Öz Sağlık-İş’e verdiği yeni ve belki de son derece kritik bir fırsattır.

İşçinin Üyeliği Her Zaman Memnuniyet Anlamına Gelmiyor

ASHB işçilerinin önemli bir kısmının mevcut yetkili sendikadaki üyeliğini sürdürmesi, çalışma hayatında yaşanan bütün sorunların çözüldüğü veya işçilerin sendikal faaliyetlerden bütünüyle memnun olduğu anlamına gelmiyor.

İşçilerin sendikada kalmasında, Öz Sağlık-İş’in siyasi, idari ve bürokratik çevrelerle güçlü ilişkilerinin bulunduğu düşüncesi de etkili oluyor.

Birçok işçi, sendikanın bu ilişkileri kullanarak Bakanlık bünyesinde yıllardır devam eden sorunların çözümüne katkı sağlayabileceğine, idareler karşısında işçinin yanında durabileceğine ve mağduriyetlerin giderilmesi için daha güçlü bir çaba gösterebileceğine inanıyor.

Başka bir ifadeyle ASHB işçisi, yalnızca bugüne kadar yapılanlara bakarak değil, sendikanın sahip olduğu gücü bundan sonra işçi lehine kullanabileceği ümidiyle üyeliğini sürdürüyor.

Bu nedenle sendikanın elde ettiği yüksek üye sayısı, sadece geçmiş çalışmaların onaylandığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Bu çoğunlukta, işçinin iyi niyeti, çözüm beklentisi ve sendikaya verdiği yeni bir şans da bulunmaktadır.

Rakipsiz Olmak Sorunların Çözüldüğü Anlamına Gelmez

Öz Sağlık-İş’in en yakın rakibi konumundaki Türkiye Sağlık İşçileri Sendikasına büyük bir fark atarak yetkiyi alması bekleniyor.

Hatta sahadaki mevcut görüntüye bakıldığında, Türkiye Sağlık İşçileri Sendikasının bu dönem ciddi bir yetki çalışması yürütmediği ve gerçek anlamda güçlü bir rakip oluşturamadığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Ancak alternatif bir sendikanın yeterince güçlü olmaması, yetkili sendikanın başarılı olduğu veya işçilerin bütün taleplerini karşıladığı anlamına gelmez.

Yetki yarışının zayıf geçmesi, yıllardır çözülemeyen sorunları ortadan kaldırmıyor. Üç-dört yıl öncesinden kalan problemler hâlâ masada duruyorsa, işçiler aynı konuları tekrar tekrar dile getirmek zorunda kalıyorsa ve çalışma barışı birçok kurumda hâlâ sağlanamamışsa, elde edilen yetki büyük bir başarı kadar büyük bir sorumluluk da doğurmaktadır.

ASHB İşçisi Sendikayı Rekor Bir Oranla Masaya Oturtuyor

ASHB işçisi, Öz Sağlık-İş’i yüksek bir üye sayısı ve güçlü bir yetki oranıyla toplu iş sözleşmesi masasına oturtuyor.

İşçi bunu, sendikanın masadaki eli güçlü olsun diye yapıyor.

Bakanlık ve kamu işveren tarafı karşısında “üyemiz az, gücümüz sınırlı” denilmesin diye sendikasına çoğunluk sağlıyor. Talepler güçlü şekilde savunulsun, yıllardır devam eden mağduriyetler çözülsün ve işçi yalnız bırakılmasın istiyor.

İşçinin sendikadan beklentisi yalnızca ücret artışı veya birkaç sosyal yardım maddesiyle sınırlı değil.

ASHB işçisi;

  • Mahkeme koridorlarında yalnız bırakılmak istemiyor.
  • Keyfî idari uygulamalar karşısında korunmak istiyor.
  • Mobbing altında çalışmak istemiyor.
  • Sürekli müfettiş, muhakkik, soruşturma ve disiplin baskısıyla karşı karşıya kalmak istemiyor.
  • Kurum yöneticilerinin kişisel değerlendirmelerine göre farklı muamele görmek istemiyor.
  • Aynı işi yapan işçiler arasındaki görev, ücret ve çalışma düzeni farklılıklarının giderilmesini bekliyor.
  • Vardiya, nöbet, görev tanımı, tayin, geçici görevlendirme, yıllık izin ve fazla çalışma konularında açık ve uygulanabilir hükümler istiyor.
  • İşçinin haklı olduğu konularda sendikanın sadece dilekçe yazmasını değil, sonuç almasını bekliyor.

Özetle işçi, yetkili sendikanın gerçekten yetkili gibi davranmasını istiyor.

Verilen Yetki Aynı Zamanda Yeni Bir Şanstır

ASHB işçisi, yıllardır devam eden bazı sorunlar hâlâ çözülememiş olsa da Öz Sağlık-İş’e bir kez daha yetki veriyor.

Bu yetki, sendikaya verilen sınırsız ve koşulsuz bir destek olarak görülmemelidir.

Bu, işçinin sendikaya sorunları çözmesi, sahada daha görünür olması, işçinin yanında durması ve güçlü ilişkilerini çalışanların lehine kullanması için verdiği yeni bir şanstır.

İşçi, sendikasından yalnızca toplu iş sözleşmesi imzalamasını değil, imzalanan sözleşmenin kurumlarda eksiksiz uygulanmasını da bekliyor.

Çünkü sorun çoğu zaman yalnızca toplu iş sözleşmesinde hüküm bulunmaması değildir. Mevcut hükümlerin farklı kurumlarda farklı yorumlanması, yöneticilerin işçiye keyfî biçimde görev vermesi ve sendikanın uygulama aşamasında yeterince etkili olamaması da ciddi mağduriyetlere neden olmaktadır.

Bu nedenle yeni toplu iş sözleşmesinde yoruma açık ifadelerden kaçınılmalı, işçinin görev ve çalışma düzenini açık şekilde güvence altına alan hükümler kurulmalıdır.

Bu Yetki Boşa Harcanmamalı

Öz Sağlık-İş’in yeni dönemde önünde önemli bir fırsat bulunmaktadır.

Sendika, arkasındaki yüksek üye desteğini yalnızca yetki belgesi almak veya toplu iş sözleşmesi masasına oturmak için kullanmamalıdır.

Bu güç;

işçinin çalışma şartlarını düzeltmek, idari keyfîliği sınırlandırmak, mobbingle mücadele etmek, soruşturma baskısı altındaki çalışanlara hukuki ve sendikal destek sağlamak, yıllardır devam eden ücret ve görev farklılıklarını gidermek için kullanılmalıdır.

Sendika işçiye, “Biz büyük bir aileyiz” mesajı veriyorsa bu aile anlayışının gereğini en zor zamanlarda yerine getirmelidir.

Aile olmak, yalnızca yetki dönemlerinde üyeyi hatırlamak değildir. Haksızlığa uğrayan bir işçinin yanında durmak, mahkemeye düşen çalışana hukuki destek vermek, yöneticilerin keyfî uygulamalarına karşı açık tavır almak ve sonuç elde edilinceye kadar mücadele etmektir.

Bir Sonraki Yetki Dönemi Farklı Olabilir

ASHB işçisi bugün itibarıyla güçlü bir alternatif bulunmaması nedeniyle mevcut yetkili sendika etrafında birleşmeye devam ediyor olabilir.

Ancak bu durumun sonsuza kadar süreceği düşünülmemelidir.

Yeni toplu iş sözleşmesinde de yıllardır çözülemeyen aynı sorunlar devam ederse, mobbing ve idari baskılar önlenemezse, kurum yöneticileri işçilere canlarının istediği gibi muamele etmeyi sürdürürse ve işçiler yine mahkeme, soruşturma ve mağduriyet sarmalında yalnız bırakılırsa, bir sonraki yetki döneminde tablo değişebilir.

İşçi, gerçek anlamda kendisini temsil edecek bir alternatif aramaya işte o zaman başlayacaktır.

Bugün Öz Sağlık-İş’e verilen güçlü yetki, yarın için verilmiş boş bir çek değildir. Bu yetki, çözüm üretme şartına bağlı büyük bir güven ve sorumluluktur.

Öz Sağlık-İş’in önündeki görev açıktır:

İşçinin verdiği yetkiyi boşa harcamamak, masaya güçlü oturmak, sahada işçinin yanında durmak ve yıllardır biriken sorunları birer birer çözüme kavuşturmak.

ASHB işçisi sendikasına bir kez daha şans veriyor.

Şimdi sıra, bu güvenin karşılığını vermesi gereken yetkili sendikada.


kamuiscileri.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Bildirimleri Etkinleştir Evet Hayır