Kamu İşçilerinden Ahmet Ünlü’ye Cevap Veren Açık Mektup…

Kamu İşçilerinden Ahmet Ünlü’ye Cevap Veren Açık Mektup…
Yayınlama: 06.08.2026
A+
A-

Kamu işçisinin bordrosu algı malzemesi yapılamaz

Sayın Ahmet Ünlü,

Hekim-Sen tarafından hazırlanan ve kamu işçisi ile memuru karşılaştırdığı iddia edilen tabloyu paylaşmanız üzerine bu açık mektubu kaleme alma ihtiyacı doğmuştur.

Söz konusu tablo; kamu işçisinin ücretini, sosyal yardımlarını, belirli şartlara bağlı ödemelerini ve yıl içinde birkaç kez yapılan hak edişlerini aynı sepete koyarak kamuoyunda yanıltıcı bir algı oluşturmaktadır. Sorun, memurun hakkını savunmak değil; işçinin almadığı veya her ay almadığı kalemleri aylık maaş gibi göstererek çalışma barışını zedelemektir.

Her işçi bu kalemlerin tamamını almıyor

Türkiye’de bütün kamu işçilerinin tabi olduğu tek bir toplu iş sözleşmesi yoktur. Sosyal yardım, yol, yemek, gece çalışması, risk primi, hizmet zammı, icap, kreş, giyim ve benzeri ödemeler; çalışılan kuruma, iş koluna, toplu iş sözleşmesine, unvana, fiilen yapılan göreve, vardiyaya, medeni duruma ve çocuk sayısına göre değişmektedir.

Temizlik işçisiyle bakım personeli, güvenlik görevlisiyle sağlık işçisi, belediye işçisiyle bakanlık işçisi aynı hakları ve aynı tutarları almamaktadır. Bir toplu iş sözleşmesinde bulunan ödeme, başka bir kurumun sözleşmesinde hiç bulunmayabilir. Bu nedenle farklı kurum ve iş kollarından seçilmiş kalemleri tek bir “kamu işçisi” sütununda toplamak, gerçekte var olmayan hayalî bir bordro üretmektedir.

Yılda birkaç kez ödenen para aylık maaş gibi gösteriliyor

Tabloda yer alan ilave tediye ve ikramiye, aylık ücret değildir. İlave tediye 6772 sayılı Kanun kapsamındaki tarihlerde ve taksitler hâlinde ödenir. Toplu iş sözleşmesi ikramiyesi de sözleşmede belirlenen dönemlerde verilir. Bunların tamamının her ay alınıyormuş gibi günlük ücret, sosyal yardım ve diğer ödemelerle aynı sütunda sunulması sağlıklı bir maaş karşılaştırması değildir.

Aynı şekilde evlenme yardımı, doğum yardımı, ölüm yardımı, fazla çalışma ücreti, gece çalışması, resmî tatil ücreti, icap, yol ve yemek gibi kalemlerin tamamı da her işçi tarafından aynı anda ve her ay alınmaz. Bunlar belirli şartlara bağlı ödemelerdir.

Brüt tutarla net maaş birbirine karıştırılıyor

Tabloda işçi tarafına yazılan günlük ücret ve birçok ödeme brüt tutardır. İşçinin eline bu rakamların tamamı geçmez. Kamu işçisinin ücretinden SGK işçi primi, işsizlik sigortası primi, gelir vergisi, damga vergisi, sendika aidatı ve varsa diğer kesintiler yapılmaktadır.

Özellikle gelir vergisi matrahı yıl içinde yükseldikçe işçi yüzde 15’lik dilimden yüzde 20 ve yüzde 27’lik dilimlere geçebilmekte; ikramiye ve tediye ödemeleri de vergi matrahını artırarak sonraki aylardaki net ücreti düşürebilmektedir. Bir tarafta brüt işçi kalemleri, diğer tarafta kamuoyunda genellikle net olarak konuşulan memur maaşları kullanılarak yapılan kıyaslama teknik açıdan doğru değildir.

Gerçek bordrolar tablodaki algıyı doğrulamıyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kuruluşlarında çalışan işçilerin sahadaki gerçekliği çok farklıdır. Bugün brüt yevmiyesi yaklaşık 2.600 TL olan temizlik, güvenlik ve bakım işçilerinin önemli bir bölümü; vergi ve diğer kesintilerden sonra çoğu ay yaklaşık 55-65 bin TL bandında net ücret almaktadır.

Somut örnek vermek gerekirse; izne çıkan bir güvenlik personeli 15 Temmuz’un da bulunduğu ayda yaklaşık 55 bin TL net ücret almıştır. Aynı kurumda en düşük seviyedeki 4/B personelin net ödemesi yaklaşık 73 bin TL’ye ulaşabilmektedir. Bu tablo, kamuoyuna sunulan “işçi her ay 100-150 bin TL alıyor” algısıyla sahadaki gerçek arasında büyük fark olduğunu göstermektedir.

190-240 saat çalışan bakım işçisinin ücreti gerçekten fazla mı?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlarda bakım personeli; çocuk, engelli ve yaşlı bireylerin günlük yaşamından doğrudan sorumlu tutulmaktadır. Gece, hafta sonu ve resmî tatil demeden sürdürülen bu görevde; bazı aylarda 190 saati aşan çalışma süreleri, eksik personel ve yoğun nöbet düzeniyle daha da ağırlaşabilmektedir.

Alt değiştiren, banyo yaptıran, beslenme desteği veren, ilaç takibini yapan, kriz ve saldırgan davranışlarla karşılaşan, gece boyunca yaşam güvenliğinden sorumlu olan bir bakım işçisinin 60-65 bin TL alması gerçekten “çok maaş” mıdır? Üstelik aynı veya benzer işi yapan 4/A memur, 4/B sözleşmeli personel ve 4/D işçi arasında çalışma süresi, ücret ve özlük hakları bakımından ciddi farklılıklar bulunmaktadır.

Memurun hakkı işçinin ücretini budayarak aranamaz

Elbette memurun da, 4/B sözleşmeli personelin de aldığı ücret düşüktür. Özellikle çocuk, engelli, yaşlı ve sosyal hizmet alanında çalışan personelin; masa başı görevlerle aynı ölçülerde değerlendirilmemesi gerekir. Bakım sorumluluğu, gece çalışması, psikososyal risk, fiziksel yıpranma ve ağır hizmet şartları ücrete ayrıca yansıtılmalıdır.

Hekimin, hemşirenin, sosyal çalışmacının, öğretmenin, bakım personelinin ve diğer kamu görevlilerinin ücretlerinin yükseltilmesi haklı bir taleptir. Ancak memurun hakkını savunmanın yolu, kamu işçisinin bordrosundaki birbirinden bağımsız kalemleri alt alta yazarak “işçi her ay bunların tamamını alıyor” izlenimi oluşturmak değildir.

Doğru talep şudur: İşçinin hakkı azaltılmadan memurun ve sözleşmeli personelin ücreti artırılsın.

Yanlış yaklaşım ise şudur: İşçide bulunan her hak ayrı ayrı büyütülsün, işçinin vergi ve kesintileri gizlensin, sonra memura “Bakın işçi sizden ne kadar çok alıyor” denilsin.

Aynı yöntem memura uygulansa nasıl bir tablo ortaya çıkar?

Memurun maaşı da aynı yöntemle hazırlanabilir. Aylık, taban aylığı, kıdem aylığı, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, ek ödeme, aile yardımı, çocuk yardımı, sendika ikramiyesi, nöbet ücreti, fazla çalışma, yabancı dil tazminatı, harcırah, görev yolluğu ve diğer bütün ödemeler tek sütunda toplanıp bunların her ay ve herkes tarafından alındığı izlenimi oluşturulabilir. Bu yöntem ne kadar yanlışsa kamu işçisi için yapılan da o kadar yanlıştır.

Gerçek karşılaştırma nasıl yapılmalıdır?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında aynı veya benzer bakım görevini yapan 4/A, 4/B ve 4/D personel birlikte ele alınmalıdır. Bir yıllık dönem için toplam normal çalışma süresi, gece çalışması, hafta sonu ve resmî tatil çalışmaları, fazla çalışma, aylık brüt kazanç, vergi ve diğer kesintiler, aylık net ödeme, tediye ve ikramiye, yıllık toplam net gelir, izin ve sosyal haklar, emekliliğe esas unsurlar aynı tabloda gösterilmelidir.

Sadece tek bir ayın bordrosu değil, 12 aylık toplam net gelir ile yıllık fiilî çalışma saati esas alınmalıdır. Ardından yıllık net gelir, yıllık fiilî çalışma saatine bölünmeli; çocuk, engelli ve yaşlı bakımında çalışan işçinin, memurun ve sözleşmeli personelin saat başına ne kadar kazandığı açıkça ortaya konulmalıdır.

Son sözümüz şudur

Sayın Ahmet Ünlü; memurun ücret kaybını gündeme getirmeniz elbette değerlidir. Ancak işçinin hakkını bir ayrıcalık, ikramiyesini aylık maaş, brüt yevmiyesini net gelir, şarta bağlı yardımlarını sürekli kazanç gibi gösteren paylaşımlar çalışma barışına hizmet etmemektedir.

Biz memurun daha az almasını istemiyoruz. 4/B sözleşmeli personelin hakkının kısılmasını istemiyoruz. Hekimin, hemşirenin, sosyal çalışmacının, öğretmenin ya da bakım personelinin emeğinin değersizleştirilmesini istemiyoruz. Fakat kamu işçisinin de almadığı paraları alıyormuş gibi gösterilmesine, vergi ve kesintilerinin yok sayılmasına, yılda birkaç kez veya belirli şartlarla ödenen haklarının aylık maaş gibi sunulmasına itiraz ediyoruz.

Gelin işçiyi memurun karşısına koyan tabloları değil; bütün kamu çalışanlarının gerçek bordrolarını ve gerçek çalışma sürelerini konuşalım.

Gelin aşağıda eşitlemeyi değil, yukarıda buluşmayı savunalım.

Gelin bir çalışanın hakkını diğerinin ücretine basarak değil, birlikte mücadele ederek arayalım.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kamu İşçileri Adına

www.kamuiscileri.org


kamuiscileri.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.